Bin acı Bir niyet

İnsanın acısı dışarıdan hep birbirine benzer; oysa içeride açılan izin rengi her gönülde başkadır.

1 dakikalık okuma
Bin acı Bir niyet
0:00
/6:36
İnsanın acısı dışarıdan hep birbirine benzer; oysa içeride açılan izin rengi her gönülde başkadır. Bu yüzden kişi kolay kolay konuşmak istemez; acı, yalnızca taşınan bir yük değil, insanın iç yolculuğunun başladığı yerdir. Anlatmaya başlayan da aslında kendi içine doğru yürümeye başlar.
Her hikâye kendi vaktinde açılır; ne “biliyorum” demek yarayı sarar, ne aceleyle söylenen söz insanı iyileştirir. Yaraya eğilmek; yumuşaklıkla, acele etmeden, kişinin kendi adımını kendisinin atmasına izin vererek olur.
Aynı ateşe giren iki gönülden biri yanar, diğeri pişer. Fark yaşanan şeyde değil, insanın onunla kurduğu bağdadır. Acı kimi daraltır, kimi genişletir; kimi karanlığa çöker, kimi ışığı arar. Bu yüzden insanın kaderi yaşadığı şeyden değil, ona verdiği cevaptan doğar.
Ve gün gelir, insan acısından geçtiğinde içine yeni bir ses düşer: daha sakin, daha derin, daha kendine ait bir ses… Çoğu zaman insan acısından doğar ve acısından doğduğu için yeniden canlanır.